Ana Sayfa Nasıl Olmalı?
Ana sayfanın ziyaretçiye ne sunduğunu hızlıca anlatması için mesaj, bölüm sırası, güven bilgisi ve çağrı metni önerileri.

Bir ziyaretçi ana sayfanıza girdiğinde karar vermesi için çoğu zaman birkaç saniyesi vardır. Bu sürede bilmek istediği üç şey var: Burası ne yapıyor, bana uygun mu, bir sonraki adımı nasıl atarım? Ana sayfa bu üç soruya hızlıca cevap verdiğinde ziyaretçi sayfada kalır; vermediğinde geri tuşuna basar.
İlk ekran: ne yaptığınızı tek cümleyle söyleyin
Sayfanın en üstündeki başlık, işletmenizin ne yaptığını açıkça söylemelidir. "Hoş geldiniz" ya da "Kalitenin adresi" gibi başlıklar hiçbir bilgi vermez. Bunun yerine "Beşiktaş'ta evde saç kesimi ve bakım hizmeti" ya da "Ankara'da kombi bakımı ve arıza onarımı" gibi, kim olduğunuzu ve nerede çalıştığınızı anlatan bir cümle yazın.
Başlığın altına tek bir destekleyici cümle ve bir düğme koyun. Düğme, ziyaretçiden istediğiniz ana eylemi söylemeli: "Randevu al", "Hemen ara", "Menüyü gör". Aynı ekranda birden fazla eşit önemde düğme koymak kararsızlık yaratır.
Bölümlerin sırası ziyaretçinin sorularını izlemeli
Ziyaretçi sayfayı kaydırırken zihninde bir soru sırası taşır. Bölümleri o sırayla dizmek, sayfayı doğal kılar. Çoğu yerel işletme için işleyen sıra şöyledir:
- Tanıtım (ilk ekran): Ne yapıyorsunuz?
- Hizmetler ya da ürünler: Tam olarak neler sunuyorsunuz?
- Neden siz: Sizi seçmesi için bir sebep var mı? Burada iddia değil, somut bilgi verin: kullandığınız yöntem, çalışma biçiminiz, ustanızın deneyimi gibi.
- Müşteri görüşleri ya da çalışma örnekleri: Sadece gerçek olanları kullanın.
- Sık sorulan sorular: Karar anındaki tereddütleri giderin.
- İletişim: Adres, telefon, saatler, harita.
Her işletmenin sırası farklı olabilir. Bir restoranda menü ve çalışma saatleri hizmet listesinin önüne geçebilir; bir avukatlık bürosunda uzmanlık alanları ile ilk görüşme bilgisi öne çıkar. Önemli olan, ziyaretçinin kendi sorusunu sayfanın erken bir yerinde bulabilmesidir.
Her bölüm tek bir soruya cevap versin
Bir bölümün içine her şeyi doldurmak, bölümü okunmaz hâle getirir. Hizmetler bölümünde hizmetin adı, bir cümlelik açıklaması ve gerekiyorsa bir bağlantı yeterlidir. Ayrıntıyı ayrı bir sayfaya bırakın. Ana sayfa bir vitrin gibidir; kapıyı açıp içeriyi gezdirmek diğer sayfaların işidir.
Bölüm başlıklarını da bilgi verecek şekilde yazın. "Hizmetlerimiz" yerine "Hangi işlerde yardımcı oluyoruz?" gibi bir soru formu, okuyucuyu içine çeker. Ama abartmayın; başlık anlaşılır kalsın.
Güven bilgisini görünür yapın
İnsanlar tanımadıkları bir işletmeyle iletişime geçmeden önce küçük işaretler arar. Bunlar çoğu zaman sade ve gerçek bilgilerdir:
- İşletmenin adresi ve haritadaki yeri
- Çalışma saatleri
- Telefon numarasına kolay ulaşım
- Gerçek çalışma fotoğrafları
- Sizi tanıyan kişilerin kendi izniyle paylaştığı görüşler
- Ticari ünvan ve vergi bilgisi gibi yasal bilgiler (gerekliyse)
Buraya uydurma bir rakam ya da ödül koymayın. "Yüzlerce mutlu müşteri" gibi sayısı verilmeyen bir iddia, kanıtlanamıyorsa yazılmamalıdır. Güven, abartıdan değil tutarlı ve doğrulanabilir bilgiden doğar.
Çağrıyı tekrarlayın ama bağırmayın
Ziyaretçi sayfanın her yerinde bir sonraki adımı atabilmelidir. İlk ekranda bir düğme, sayfanın ortasında bir bağlantı, altta bir iletişim bölümü bulunabilir. Her birinin metni tutarlı olmalı: Üstte "Randevu al" yazıyorsa altta "Başvur" yazmayın. Telefon numarası mobilde tıklanabilir olmalı; masaüstünde de kopyalanabilir olmalı.
Ana sayfada olmaması gerekenler
Birçok ana sayfa fazla şey yapmaya çalıştığı için başarısız olur. Şunlardan kaçının:
- Otomatik dönen ve ziyaretçinin kontrol edemediği büyük kaydırıcılar
- Sayfa açılır açılmaz çıkan pencere ve çerez uyarısının yanında ikinci bir yüzer pencere
- Uzun, paragraf paragraf hikâye anlatan tanıtım metinleri
- Her hizmet için ayrı ayrı renkli kutular; sayfa karnaval gibi görünür
- Çok sayıda menü seçeneği; beş altı bağlantı çoğu işletme için yeter
Bir şey eklemeden önce kendinize "bunu kaldırırsam ziyaretçi bir şey kaybeder mi?" diye sorun. Cevap hayırsa kaldırın.
Telefonda ana sayfa
Ziyaretçilerin önemli bir kısmı telefondan gelir. Ana sayfanızı mutlaka kendi telefonunuzda açıp şunlara bakın: İlk ekranda başlık ve düğme görünüyor mu? Metin okunur boyutta mı? Düğmelere parmakla rahat basılıyor mu? Telefon numarası bir dokunuşla aranabiliyor mu? Bu kontrolü yapmadan sayfayı yayımlamayın.
Ana sayfa metni için kısa bir şablon
Şablonu kopyalamak değil, düşünme sırası olarak kullanmak için:
- Başlık: [Ne yapıyorum] + [nerede / kimin için]
- Alt cümle: [Müşterinin sorununu nasıl çözdüğüm] (gerçek bir cümle)
- Düğme: [İstediğim ana eylem]
- Hizmetler: birkaç kalem, her biri tek cümle
- Neden ben: birkaç somut ve doğrulanabilir bilgi
- İletişim: adres, telefon, saat, harita
Bu iskeleti kendi bilgilerinizle doldurun. İşletmenizin yaptığı iş bu iskeletin içinde tanıdık görünecek.
İlk beş saniye testi
Bir arkadaşınıza ana sayfanızı beş saniye gösterin, sonra ekranı kapatın ve şunları sorun: Bu işletme ne yapıyor? Nerede? Ne yapmamı istiyor? Cevaplardan biri eksikse ilk ekranınız fazla yüklü ya da fazla belirsizdir. Bu test ücretsizdir ve çoğu zaman bir düzine tasarım toplantısından daha fazla şey öğretir.
Testi iki farklı kişiyle, biri telefonda biri bilgisayarda yapın. Telefon ekranında başlık ve düğme ilk ekrana sığmıyorsa görsel yüksekliğini azaltmanız gerekebilir. Ana sayfa küçük bir ayarla bile belirgin biçimde toparlanabilir.
Yayımdan önce son kontrol
- Başlık, işletmemin ne yaptığını tanımayan birine anlatıyor mu?
- İlk ekranda tek bir net eylem var mı?
- Bölümler ziyaretçinin soru sırasını izliyor mu?
- Telefon, adres ve saat bilgileri doğru mu?
- Kanıtlayamayacağım bir iddia kaldı mı?
- Sayfa telefonda hızlı açılıyor ve rahat okunuyor mu?
Bu altı soruya cevabınız olumluysa ana sayfanız ziyaretçiye ne olduğunuzu, neden güvenebileceğini ve bir sonraki adımı gösteriyor demektir. Gerisi, zaman içinde gelen sorulara göre yapılacak küçük düzeltmelerdir.



